Kıbrıs Meselesi/Kıbrıs Sorununu Çözme Çabaları ve Müzakere Süreci

    • Çözüm ve belirsizliğin tümüyle ortadan kalkması vizyonuna dayanan bir duruş ortaya koyacağım. Kıbrıs Türk tarafının hazırladığı yaratıcı ve yapıcı önerilerle beslenen aktif bir diplomasi yürüteceğim. Kıbrıslı Türklerin hayatını zorlaştıran başlıca etkenlerden biri olan siyasi belirsizliği tamamen ortadan kaldıracak bir Kıbrıs çözümü için yürütülen çabalarda samimi ve etkin bir biçimde yer almalıyız; bu çabaların başarıya ulaşma ihtimali yüzde bir dahi olsa, amaç uğraşmaya değerdir. Ve bunu en iyi biçimde yapacak olan işin ehli ve konunun uzmanı olan bir Cumhurbaşkanıdır. Kıbrıs Türk halkının yararı bunu gerektirmektedir. Kıbrıs müzakerelerindeki 12 yıllık tecrübemle ben, bunu yapmaya adayım. Kıbrıs sorununu çözme çabalarında bugün var olan sıkıntının esas kaynağı yönetim ve zenginliğin paylaşılmasıyla ilgilidir. 2004 yılında, BM Genel Sekreteri, referandumlar ertesindeki durumu ele alan raporunda, Kıbrıslı Rumların yönetimi ve zenginliği Kıbrıslı Türklerle paylaşmaya henüz hazır olmadığı yönünde bir saptama yapmıştı. Bu saptama bugün hala geçerliliğini sürdürmektedir. Bu durumu yaratan başlıca unsurlar ise şunlardır: Kıbrıs Rum tarafının, çözüm olmadığı sürece tüm adaya şamil yasal hükümet olarak kabul görmesi; çözüm olmamasına rağmen, Kıbrıs Cumhuriyeti sıfatıyla AB üyeliğine kabul edilmiş olması; ve yine çözümün olmadığı şartlarda dahi denizdeki hidrokarbon zenginliğini tek başına çıkarmasına izin verilmesidir. Bu durumu, uluslararası platformlarda Kıbrıs Türk tarafı adına etkin bir biçimde anlatacağım; bunu suçlamak için değil, sonuç alıcı bir müzakere masası kurulmasını sağlamak maksadıyla yapacağım. Yeni, yaratıcı ve yapıcı önerilerle Kıbrıs Türk tarafının çözüme yönelik diplomatik girişimlerini artıracağım. Müzakereler, adım adım sonuca götürecek şekilde tanımlanmış bir takvime oturtulmadan ve ucu açık bir süreç olarak devam ettiği oranda, çözümsüzlüğü olağanlaştıran bir işlev yerine getirir olmuştur. Bu gerçeği, etkili bir takım çalışmasıyla her platformda anlatarak sonuç alıcı bir müzakere sürecine geçilmesini zorlayacağım.

 

    • Kıbrıs sorununun çözümüne dönük müzakerelerde Kıbrıs Türk tarafının hiç bir eşikte devre dışı kalmasına fırsat vermeyecek, kendi önerilerini kendisinin geliştireceği ve bu yolla kendi geleceğine sahip çıkacağı bir yaklaşım ortaya koyacağım.

 

    • Müzakereler, yerleşmiş BM parametreleri ve genelde bu parametreleri yansıtan birtakım ortak açıklamalar temelinde yapılagelmiştir. Bu çerçevede siyasi eşitlik, iki eşit kurucu devletin varlığı, sulandırılmamış iki-kesimlilik ve Garanti sisteminin devamı gibi unsurların adada kurulacak olası yeni bir ortaklığın temel parametrelerini oluşturması gerektiği görüşündeyim. Kuşkusuz iki toplumun da rıza vermesi durumunda, bu temelde yeni bir ortaklık yerine, yerleşmiş kalıplar dışına çıkılıp farklı fikir ve çözüm modelleri üzerinde müzakere yapılması da mümkün olabilir. Ancak orada da aşılması gerekecek olan temel sorun yine yönetimin ve zenginliğin paylaşılması olacaktır. Bu nedenle, çözüm müzakereleri ile eş zamanlı olarak ve kapsamlı çözümün bulunmasını beklemeksizin, iki tarafın bazı alanlarda işbirliği yapmaya başlaması ve bu yolla her iki tarafın da kazanacak olduğunu yaşayarak görmesi gerekir. Bu doğrultuda uygulanabilir somut öneriler ortaya koyacağım. (Bkz. aşağıda)

 

    • Öte yandan, bizim dışımızdaki nedenlerle çözümün gecikmesi yahut gerçekleştirilememesi durumunda da, bu adada var olmayı ve hak ettiğimiz gibi iyi yönetmeyi başarmamız gerekir. Yani, çözüm için çaba gösterirken, “çözüm olmazsa öldük, bittik” edebiyatı yapmamalı, tam tersine var gücümüzle içinde bulunduğumuz durumu iyileştirmeye çalışmalıyız. Kaldı ki, bunu yapmazsak, bulunacak muhtemel bir çözümün yaşaması da çok daha zor olacaktır. Dolayısıyla, bir yandan uluslararası hukuk ile uyumlu kurumlar yaratarak kendi kendimizi en iyi şekilde yönetmeye; diğer yandan ise, Kıbrıs Türk halkını uluslararası alanda görünür kılacak, Kıbrıs adası ve çevresi ile ilgili konularda iradesi dikkate alınan, saygı duyulan bir aktör haline getirecek diplomatik girişimleri yoğunlaştırmaya ve daha etkili kılmaya odaklanmamız gerekir. Bu perspektifi hayata geçirecek şekilde hareket edeceğim.